Türkiye Diyanet Vakfı, kesilen kurbanları 165 bin kişiye ulaştırdı

Diyanet İşleri Başkanlığı ile iş birliği içerisinde her yıl dini esaslara uygun hareket ederek vekaletle kurban kesim programı düzenleyen TDV, yıl boyunca da adak, akika ve şükür kurban kesimine devam ediyor. TDV genel merkez ve şubelerine hayırseverlerin müracaat edip bağışta bulunduğu adak kurbanların kesimi düzenli bir şekilde yapılarak, yoksul ve yardıma muhtaçlar ile Türkiye’ye sığınan mültecilere dağıtılıyor.

2016 yılında TDV’ye 8.835 adak kurbanı emanet edilirken, bu yıl 19 Nisan 2017 tarihine kadar da 2.347 adak, akika ve şükür kurbanı muhtaçlara ulaştırılması için bağış yapıldı. Toplam 11 bin 182 kurbanın kesimi, Türkiye genelinde farklı yerlerde ve Suriyeli mültecilerin yaşadığı bölgelerde yapıldı. Vatandaşların vakfa emanet ettiği adak, akika ve şükür kurbanları kesilerek, aralarında Türkiye’nin farklı yerlerinde yaşayan Suriyeli ailelerin de bulunduğu 165 binden fazla kişiye ulaştırıldı.

Adak Kurbanı

Adak kurbanı, kişinin farz veya vacip cinsinden bir ibadeti yapacağına dair Allahu Teala’ya söz vererek o ibadeti kendisine borç kılmasıdır. Adak kurbanı, ferdin, arzu ettiğine kavuşmak, korktuğundan sakınmak hususunda Allah’ın yardım ve desteğini sağlamak amacıyla, kendiliğinden kurban kesme mükellefiyeti altına girmesi olarak yorumlanabilir. Kurban adayan kişinin kurban kesmesi vaciptir. Eğer kişi bu adağı, bir şartın gerçekleşmesine bağlamışsa bu şart gerçekleşince kesmesi gerekir. Adak kurbanının etinden adak sahibi, eşi, ana, baba, dede ve nineleri ile kendi neslinden gelen çocukları ve torunları yiyemeyeceği gibi, bunların dışında kalıp zengin olanlar da yiyemez.

Akika Kurbanı

Çocuğun doğumunun ilk günlerinde Allah’a bir şükran nişanesi olarak kesilen kurbandır. Hz. Peygamber torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için birer koçu akika kurbanı olarak kesmiş ve ümmetine de yeni doğan kız ve erkek çocukları için akika kurbanı kesmelerini tavsiye etmiştir. Akika kurbanı çocuğun doğduğu günden buluğ çağına kadar kesilebilirse de doğumunun yedinci günü kesilmesi müstehaptır.

Şükür Kurbanı

Bir kimse arzu ettiği bir amaca ulaşması veya bir nimete nail olması sebebiyle şükür kurbanı kesebilir. Ancak böyle bir nimeti elde eden kişinin, adakta bulunmadığı sürece, kurban kesmesi zorunlu değildir. Ayrıca Hanefi mezhebine göre temettu veya kıran haccı yapan kişilerin, aynı mevsimde hac ve umreyi beraberce yaptıkları için Harem bölgesinde kestikleri kurban da bir tür şükür kurbanıdır. Şükür kurbanı etinden kurbanı kestiren ve yakınlarının yiyebilir.

Posted Under
Genel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir